Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.

T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.

Access to this web site has been suspended in accordance with decision no: 2008/2761 of T.R. Diyarbakır 1st Criminal Court of Peace.

Şaka yapıyorlar di mi?

Taş yerinde ağırmış, ben dönüyorum blogspota, sevmedim burayı.

http://www.minnosveboncukcu.blogspot.com/

Sevgiyle kalın

Kış geldi ya ufaktan, Minnoş hanımı polar battaniyesine bohçalamaya başladık. Isınana kadar dertop vaziyette uyurken, ısındıktan sonra yayılıp şu şekli alıyor:

Tabii uykuyu aldıktan sonra, ya da evde uzun süre yalnız kaldıktan sonra oyun moduna geçiyor hemen.

İki gündür bilgisayarın başında başta Sevgili Eda Suner olmak üzere arkadaş tavsiyeleriyle bişeyler yapmaya çalışıyorum.

Yapılan yasaklama You Tube ve diğerlerinde olduğu gibi anlamsız.

İşine geldi mi özgürlük, gelmeyeni yasakla gitsin. hatta tık içeri, saçma sapan bi soruşturmayla, önce infaz et, nasılsa yıllarca yatarlar… Sonra yargılayıp salıverirler.

Neyse, tepki koymalı elbet ama  15 yıl önce işyerimizin satılması üzerine yaptığımız kampanyalarla ağzımın payını almış bulunuyorum. Binlerle milyonlarla imza pek de işe yaramazmış gibi geliyor bana ya elbette katılacağım kampanyaya. Denizde bi damla da benden olsun, belki tutar bu sefer diyerekten.

Pek çok bilgi geldi yasaklı sitelere girme üzerine ama sanırım herkes bi şekilde başardı zaten.

Şimdi tek eksiğimiz iletişimi güçlendirmek bence, kim yerinde kaldı, kim taşındı.

Bi ara toparlayıp aktarırım ama yenilenen linkleri, yan tarafa aktarmaya başladım zaten.

Bunun dışında Sevgili Kuzine yerinde kalmış, inadına hergün yazacağını söylüyor. Oysa tam bloğu yenilemeye karar verdiği günlerde ani bir rahatsızlık sonucu babasını kaybetmiş, ve yazmaya yeniden ara vermişti.

Benden şlimdilik bu kadar,

Sevgiyle dostlukla kalın.

Malum, Blogger kapatıldı. Yıllardır izlediğim ve adeta kapı komşum gibi hissettiğim blog yazarlarından haber alamayacak olmak berbat bir duygu. Çoğu arkadaş gibi ben de arşivimle birlikte buraya taşındım.

Yeni tanıştığımız arkadaşlar için belirteyim, emekliyim. Kedim Minnoş ve boncuklarımla geçiyor zamanımın büyük bölümü. Burada da evimizin cadısı Minnoş ve arada yaptığım takılar, bazen sohbet yer alacak.

Eskiden tanıştığımız arkadaşlar için not, Nenoni de eski blogcu hesabını kullanıma açtı hemen. Şimdilik orada.

http://nenoni.blogcu.com/

Sevgiyle kalın

Valla bunca özelleştirmenin, işsizliğin, kötü yöneticilerin arasında nasıl becerdimse becerdim, emekli oldum :D

Darısı olamayanların başına.

Gerçi yıllar evvel emekli olan bir abimiz, ‘Çocuklar ben emekli oldum ama sizinki zor vallahi’ demişti. Haklıydı elbet. Özelleştirme, derken işsizlik ve 30′undan sonra yeniden iş arama, derken yeni ve bambaşka bir iş… Bu arada durmadan değişen yasalar. Çoğu arkadaşımız benim kadar da şanslı değiller. Özelleştirme mağdurları için çıkarılan garabet yasa sonucu neredeyse asgari ücretle, yılda 10 ay çalışıyorlar. Sırf ssk primleri ödensin diye.

Dedim ya, darısı olamayanların başına.

Minnoş’un en sevdiği oyun, kapı açılınca apartmana kaçıp, ton balığı rüşveti ile eve dönmek oyunu. Kendimiz için aldığımız Dardanel marka ton balığını kullanıyordık bu iş için. Geçen gün pintiliğim tuttu üçte bir fiyatına satılan Migros markalı ton balığını aldım. Ve bilin bakalım ne oldu? Minnoş hanım şöyle bir kokladı ve ağzını bile sürmedi. Denemek için bütün gün ortada bıraktım ton balığını ı ıhh, yemedi. Dardanel aldım, yaladı yuttu. Ertesi gün tekrar aynı hikaye.
Kedi milletinin her önüne geleni yemediğini bilirdik ama bu kadarına pes dedim. İçime de kurt düştü, ucuz olan Migros markalı ton balığını niye yemiyor acep? Şimdi bunu firmaya sorsam gülerler de ben ciddi ciddi düşünmekteyim, işin içinde ne gibi bir bit yeniği var da bu balık niye üçte bir fiyatına satılıyor diye.


 

Kediniz yanınızda, şekeriniz bol olsun :) )

Ya da Bilge Karasu dan esinlenelim, ne kedisiz ne şekersiz :) )
MUTLU BAYRAMLAR

Sevgili Annoya’mız zaman zaman pansuman yapar. Bugün haberlerde yeni Ergenekon gözaltılarını izlerken içim daraldı, (Oya’nın izniyle) Bir pansuman da ben yapayım dedim. Dizeler Nazım Hikmet’ten…

Akrep gibisin kardesim
Korkak bir karanlik icindesin akrep gibi
Serce gibisin kardesim
Sercenin telasi icindesin
Midye gibisin kardesim
Midye gibi kapali, rahat
Ve sonmus bir yanardag agzi gibi korkuncsun kardesim

Bir degil, bes degil
Yuz milyonlarlasin malesef
Koyun gibisin kardesim,
Gocuklu celep kaldirinca sopasini
suruye katiliverirsin hemen
ve adeta magrur, kosarsin salhaneye.
Dunyanin en tuhaf mahlukusun yani,
hani su derya icre olup
deryayi bilmeyen baliktan da tuhaf
ve bu dunyada, bu zulum senin sayende

ve acsak, yorgunsak, alkan icindeysek eger
ve hala sarabimizi vermek icin
uzum gibi eziliyorsak
kabahat senin,
- demege de dilim varmiyor ama -
kabahatin cogu senin,
canim kardesim

Nazim Hikmet

Sonraki Sayfa »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.